HECELİ SOSYAL ŞİİRLER

 

1-YÜZDEKAÇI

2-NE ÇIKAR NEYİN ALTINDAN

3-ÖLMEDİM ÖLDÜRDÜLER

4-İNSAN DENEN VARLIK

5-GEREKMEZMİ

6-HAYATTA ŞEVK KALIRMI Kİ

7-SUS DİYORLAR

8-VİCDANIM SIZLAR

9-VAY DER GEÇERİZ

10-VAN DERESİNDE

11-SANDIĞA GİDERİZ

12-ÇAĞRI

13-YETER

14-ZOR

15-BAHTINA KÜSME

16- KİM UTANACAK

17-KONUŞURUM

18-İNSANLIK İÇİN

19-BİZİM ŞEFLER

20-VATANDAŞI

21-DERT ZİNCİRİ

22-NE Kİ

23-İTİRAF

24-BABAM DERDİ Kİ

25-UTANSIN

26-HALKA SESLENİŞ

27-GECİKTİ ADALET

28-DAHA ZOR

29-NE DEMELİ

30-KİM

31-BU AYIRIM NİYE

32-ELLER NE ETTİ BİZE

33-ADAM SANDIK YANILDIK

34-SERBEST

35-SEÇİLMIŞLERE

36-OTURDULAR YÜREĞİME

37-YAĞDANLIKLAR

38-YARATAN BİZİZ

39-BULAMAZSIN

40-ADALETTE DENGE

41-BİZİM

42-YILBAŞLARI

43-KURAN KURAN’A

44-KEŞKE

45-VURDUM DUYMAZLIK NİYE

46-NEDEN

47-UYANDIM UYKUDAN

48-NEDENSE

49-YEĞENİM

50-BİR TÜRLÜ

51-BAŞIM BELADA

52-HAKİM BEY

53-DÜZE NASIL ÇIKILIR

54-DİZGİN

55-KAZANCI NE

56-SÖZ

57-NELER OLUR NELER OLUR

58-HATA KİMİN

59-GÖTÜRÜR

60-SAKLAYAMAZSIN

61-DARI GİBİ

62-UMUDUMU YIKAMAZLAR

63-PARA

64-BİZLE GEL

65-BELİRSİZ

66-ELİNİZE NE GEÇTİ

67-BENİM MİLLETİM

68-BİLEN VARMI

69-HANİ NERDE

70-ATATÜRK DEN SONTA

71-BUMU HAYATIN GERÇEĞİ

72-YAŞAMMI TERS

73-İNSANLIK

 

 

 

 

 

1   YÜZDE  KAÇI

 

Demeyin bana sakın, ölürken eserin var mı?

Eser bırakan insanlar ,gidenlerin yüzde kaçı?

Tembellik ruhumuzu uyuşturan bir esrar mı?

Helaline kazananlar ,çalışanın yüzde kaçı?

 

Sözlerim  ölümümde sual soracak nesil’e

Ben şimdi soruyorum benden öncekilere

Saygılıyım sorulara müsbet cevap verenlere

Cevap verenler  acaba vermeyenin yüzde kaçı?

 

Zaman takvimlerde yaprak,yaprak kapanmış

Bu kıymetli mücevheri kahvehaneler çalmış

Göğüs gerebilenler giden zamandan pay almış

Zamandan pay alanlar,almayanın yüzde kaçı?

 

Zaman akrep,akrep dolana,dolana gitmiş

Yelkovanın ucunda kuş gibi kanat açmış

İnsanlığa güle,güle saniyeler kaçırmış

Bu kaçışı görenler görmeyenin yüzde kaçı?

 

Sakın bana demeyin ölürken eserin var mı

Ben kaybolan zamana ağlamakla yetindim

Hep onu sayıkladım eşsiz bir sevgili gibi

Benim gibi ağlayanlar insanlığın yüzde kaçı?

 

 

2   NE ÇIKAR NEYİN ALTINDAN

 

Çıkara mağlup,merhamet

Ne şahit var,nede senet

Paracıklar demet,demet

Yürütülür el altından.

 

Asla it,ite ürümüyor

Menfaat kusuru görmüyor

Dünya hilesiz dönmüyor

Sır çıkmadı dil altından.

 

Haksızları kayırırlar

Haklıya karşı dururlar

Baskı ile sustururlar

Su gelir saman altından.

 

Haram mis gibi kokuyor

Menfaat yuvalar yıkıyor

Aransa neler çıkıyor

Serilen hasır altından.

 

Neler yapmıştır bir hatır

Baş tacı edilir katır

Yapılanlar patır,patır

Gelir ilk kusur altından.

 

3   ÖLMEDİM ÖLDÜRDÜLER

 

Bir ömür çalıştım, emek verdim dünyaya

Bunca sene enerjim gitti haya ve huya

Akıttılar terimi karıştı gitti suya

Duygusuz, hissiz, hayat yedi, bitirdi beni.

 

Bu hayat beni yedi, ben yiyecek ararken

Dilimi lal ettiler nedenini sorarken

Ölüyorum deyince dediler daha erken

Irgata ihtiyaç var, istemezler ölmemi.

 

Yalvarıp boyun büktüm sana hak yok dediler

Biraz merhamet dedim, hadi git yok dediler

Aslında bu dünyada, asla tok yok dediler

Bozulmazmış, aç gözlü doymazların düzeni.

 

Gözü açlar, karnı açı, süründürür, öldürür

Şu evreni insanlığın durumuna güldürür

Hangi vicdan, bir nesli geleceğe gömdürür

Böyle  görür insanlık  kararan kaderini

 

Belki ölüm diyarında eşitlenecek haklar

Ne öldüren olacak,nede ölen biri var

Ölen sıyrılmış dertlerden,yaşayandan bahtiyar

Devran böyle dönecek, terk ederken evreni

 

Ölürsem, öldü demeyin, deyin ki öldürdüler

Silahsız, saldırısız, yarasız, götürdüler

Umudumu kırdılar, bahtımı söndürdüler

Açlık ömrüm boyunca hiç terk etmedi beni

                                               20-2-1973

 

4    İNSANlığın  bu gidişi nereye DENEN  VARLIK

 

Nasıl anlatayım,ne söyleyeyim

İnsan oğlu  bağlanmışken kadere

Yaşam ölüm arasında evreyim

İnsanlığın bu gidişi  nereye

 

Kimisi çalışır kan ter içinde

Kimim gençken beyazları saçında

Ne gömlek sırtında ,ne don kıçında

Ağalık soydan soya, kölelik düşkünlere

 

Kan emmezler amma ter içenler var

İçinde çekilmez söz diyenler var

Ezeni de mevcut,ezilenler var

Böyle örnek olunmaz gelecek nesillere.

.

 

Yorulmaz ,çalışır akıtır teri

Emek ,emek yaratır her eseri

Tükenince gücü bitince feri

Evladına verir kendi yerini.

 

Kiminin, sıcak bir aş ısıtmamış karnını

Kimi zevke dökmüş varlığını varını

Parasal güç yaratmış insanlıkta ayrımı

Zenginler villalara yoksul  kerpiç evlere

 

5   mücadele GEREKMEZ Mİ 

 

Mücadele verilip başarılar olmazsa

Haksız  saldırılara dirençli durulmazsa

Yürüyüp haksızlığa karşı savaşılmazsa

Almasını bilmezsen, sana kimse hak vermez.

 

Hayaller yıkılmasın,umutlar yok olmasın

Karamsar düşünceler cesareti kırmasın

İhsan istemiyoruz, engel de olunmasın

Yaşını sen silmezsen, gelip kimseler silmez.

 

Kurtulmak baskılardan,himayeyi kaldırmak

Layık olan kişiye, layık işi yaptırmak

Amaç bu olmalıdır gerçekleri haykırmak

Oynananı görmezsen, sana kimse göstermez.

 

Layık olan yerine liyakatsız atanır

Layık, itiraz etse, ağzı dili kapanır

Böylesi işler için büyük torpil yapılır

Hesabı sen sormazsan yapanlar hesap vermez

 

Haksızlık pençesinde ilden ile sürerler

Bizi,bize düşürüp parça,parça bölerler

Düşman kamplar yaratır,ya öldür,ya öl derler

Maşa kullanan ele, güvenme,güvenilmez

 

Yapılan haksızlığa birlikte karşı çıksak

Sorunları çözmede fikir alıp,danışsak

Dosta düşmana karşı birlik olsak,barışsak

Birlik içinde olsak, bizi zorluk yenemez

 

Gerekmez mi, hakkımızı haksızlardan almamız

Gerekmez mi, oynanan oyunları görmemiz

Gerekmez mi, bunların hesabını sormamız

Mücadele birlikte yapılırsa yenilmez.

 

6   HAYATTA ŞEVK KALIRMI Kİ 

 

Sabah neşeliyim işe giderken

Akşam bir yığın dert eve gelirken

Yine bu gün olmadı ki gereken

            Bizde umut,güven, şevk mi kalır ki

            Bölesi hayatta, zevk mi kalır ki

 

Hakkını ararsan, yeter sus derler

Fazla söz söylersen, kısa kes derler

Ben haklıyım dersen, şansa küs derler

            Bizde umut,güven, şevk mi kalır ki

            Bölesi hayatta, zevk mi kalır ki

 

Derdin nedir diye hal soran olmaz

Yaralansan gelip saran bulunmaz

Boşadır figanım kimse aldırmaz

Bizde umut,güven, şevk mi kalır ki

            Bölesi hayatta, zevk mi kalır ki

 

Kanunun tatbiki hep sözde kalır

Rahat bir yer kapan, hep taktir alır

Bize de idari cezalar kalır

Bizde umut,güven, şevk mi kalır ki

            Bölesi hayatta, zevk mi kalır ki

 

Şikayetçi olsan  hemen küserler

Yalan,dolan nafakanı keserler

İkide bir beğenmezsen git derler

Bizde umut,güven, şevk mi kalır ki

            Bölesi hayatta, zevk mi kalır ki

 

Onlara kim diyor, gururları kır

Efkar makinesi dert çulu dokur

Üzülsen de imam bildiğini okur

Bizde umut,güven, şevk mi kalır ki

            Bölesi hayatta, zevk mi kalır ki

 

Mesleğim çok yüce onlar olmasa

Kalpler kırılmasa,bunlar olmasa

Zamansız hayata sonlar olmasa

Bizde umut,güven ,şevk mi kalır ki

            Bölesi hayatta, zevk mi kalır ki

 

7    SUS DİYORLAR 

 

Bir başka düzen içinde, kanundan, nizamdan ayrı

Bir gidişatımız var ki,anlatması da çok güç gayri

Bu gidişle insanlığın,insanlığa yok hayırı

Söylesen hepsini tek, tek, çok konuşma, sus diyorlar

 

Haksızlığa uğrayınca, aramaya yeltenirsen

Doğruluktan ayrılmayıp, devamlı doğrun söylersen

Uyarıp uyuyanları, hakkını ara, al dersen

Kendine kalsın düşüncen, sen sesini kıs diyorlar

 

Yarına umutla bakmaya, bizde şevk mi kaldı ki

Hayatın ne manası var,sorun çok zevk mi kaldı ki

Kırıldı gururlarımız, cesur yürek mi kaldı ki

Vura, vura başımıza yok ol, otur,pus diyorlar

 

Pamuk ipliği ile bağlı, güvencesiz yoksul fakir

Bitmiş tükenmiş benliği,sırtında giysiler hakir

Nedenini ,nasılını açmaya çalışsan bir,bir

Yükseklerden bakıyorlar,geç bunları pas diyorlar

 

İdraki insandan kaldırman mümkün değil desende

Onlar bir bana necilik yaratmak isterler sende

Açıklamak istesen de mukayese ede,ede

Müdahaleye kalkışsan, uzatma kısa kes diyorlar

 

8    VİCDANIM SIZLAR

 

Cemiyetin içinde geziniyor gözlerim

Bakamam gördüğüme, çünkü vicdanım sızlar

Ben sevgiyi,şefkati,insanlığı özlerim

Bir tarafta açlar var,bir tarafta  doymazlar

 

Kollardan sarf olur güç,akar alınlardan ter

Çabayla,emek ile, dolar bütün saatler

Bu gayreti lekeler, kişisel menfaatler

Her gün misli misline artıyor vicdansızlar

 

Her gün katılan olur, menfaat sürüsüne

Hükmeder bir şef geçer perdenin gerisine

Düşkünü sıkıştırıp, hayat cenderesine

Merhameti umutmuş, eziyor insafsızlar

 

Patrondur, sandalyede bir kuruluşu olur

Vurgunun biri biter, tekrar plan kurulur

Emek yer,ter içerken, hakkıymış gibi vakur

Tapmış dünya malına, hak bilmez imansızlar

 

Çalışanlar, ağır işten yılgın mı yılgın

Gece iş, gündüz iş, yorgun mu yorgun

Yarı aç, yarı tok, yüzleri solgun

Emiyorlar sülük gibi biçareyi kansızlar

 

Bir gariplik, bir naçarlık, vardır işçi sesinde

Neler anlatır neler, yorgun esnemesinde

Açlık yuvasını sarmış,yoksulluk köşesinde

Tanrının korkusunu umutmuş allahsızlar

                                                 

9    VAY DER GEÇERİZ 

 

Nehir,nehir akar durur yaşımız

Kurtulmaz, kederden, dertten başımız

Bir gün varsa, bin gün yoktur aşımız

Nedir diyen olsa, çay der geçeriz

 

Kış eder baharı,çöl eder yazı

Söyler icabında, en kötü sözü

Ömrümüz boyunca kullanır bizi

Yinede biz ona, bey der geçeriz

 

Kürsüde bin türlü yalan vaatler

Açılır o zaman, arada setler

Onda dile gelir, sende ki dertler

Alsın verdik gitti, rey der geçeriz

 

Meclise gelince, bey mebusumuz

Ne derdimiz kalır, ne sorunumuz

Biz ki rey verenler unutuluruz

Akla gelse bile, köy der geçeriz

 

Düşer çoğumuza yanmak yakınmak

Yavaş, yavaş fark edilir yıkılmak

Böyle olur aldatılmak aldanmak

Bunu fark edince, vay der geçeriz

 

10    CAN  DERESİNDE

 

Halktan da çıkmamış olsa ozanlar

Olmayacak gerçekleri yazanlar

Ezer iken şu kurulu düzenler

İnsaf yok düzenin özverisinde.

 

Çakal sürüleri, aslan yoldular

Fare iken şimdi bir fil oldular

Geçip karşısına  birde güldüler

Fakir kan kusarken, can deresinde.

 

Emek verdik karşılığın istedik

Soyula,soyular ne hale geldik

Neleri yaptılar neyi beklerdik

Ezerler fakiri cenderesinde.

 

11    SANDIĞA  GİDERİZ

 

Elinde tutmak için siyasi ağırlığı

Görünce gözlerinle oyu, kalabalığı

Yoksulluk  kavuruyor demiştin ortalığı

Reyimizi aldın, uğramadın bir daha

Gün olur o gün  gelir gideriz, biz sandığa

 

Yıllar geçti, ne aradın, ne andın

Yoksulluk kol gezdi, hiç aldırmadın

Söz verdin dertlere, çare bulmadın

Reyimizi aldın, uğramadın bir daha

Gün olur o gün gelir gideriz, biz sandığa

 

Köyde dökülen ter,şehirde ekmek

Değer kazanmadı verilen emek

Çalışana hak değil mi eğlenmek

Reyimizi aldın, uğramadın bir daha

Gün olur o gün gelir gideriz, biz sandığa

 

Vergisini verir, askere gider

Çile çeker,cefa çeker,sabreder

Münevver olmayı onlar hak eder

Reyimizi aldın, uğramadın bir daha

Gün olur o gün gelir gideriz biz sandığa

 

Çok kazandın da, yatırım yapmadın

Paraya taptın da, hakka tapmadın

Bir düşkünün elinden de tutmadın

Reyimizi aldın, uğramadın bir daha

Gün olur o gün gelir gideriz biz sandığa

 

Seçimden seçime geldin köy diye

Nice diller döktün durdun oy diye

Ne yalan vaatler ettin say diye

Reyimizi aldın, uğramadın bir daha

Gün olur o gür gelir gideriz biz sandığa

 

Feragat etmedin ağalığından

Bir şey çıkarmadın dağarcığından

Şimdi millet gidecek mi ardından

Reyimizi aldın, uğramadın bir daha

Gün olur o gün gelir gideriz biz sandığa

 

Bize hizmet eden başımıza taç

Doğuyor her gün yüz binlerce aç

Bu millet çalışkan lidere muhtaç

Reyimizi aldın, uğramadın bir daha

Gün olur o gün gelir gideriz biz sandığa

 

12      Ç A Ğ R I 

 

Sabır,sabır dedin bunca senedir

Yeter! sabır taşı olman gerekmez

Kader,kader dedin ilgisi nedir

Çaresiz,hayattan yılman gerekmez

 

Çalıştın yıllardır, elin işinde

Dert kaynarken, tencerende, aşında

Mutluluğu hiç değilse düşünde

Gör, neşelen, bedbaht olman gerekmez

 

Azmedelim,öğrenelim, bilelim

Gelin kenet,kenet birlik olalım

Kentte,köyde kooperatif kuralım

Tek başına,çare bulman gerekmez

 

Birliktir paradan daha büyük güç

Tek elin sesi çıkmış mıdır hiç

Gelin birleşelim olsa bile geç

Toplumun dışında kalman gerekmez

 

13    BoynunuYETER 

 

Vicdansızlar el ele vermişler

Anlamışlar sende cevher görmüşler

Direncini açlık ile kırmışlar

Bu zulme, boynunu büktüğün yeter!

 

Ey!emeğin simgesi köylülerim

Baş üstü olmalı emeğin, yerin

Sırtından kazanan tefecilerin

Eline, malını döktüğün yeter!

 

Ey kan ter içinde kalan işçiler

Gücünüz dikiyor ne abideler

Sırtınızdan doyarken parazitler

Sefalet yükünü, çektiğin yeter!

 

Yeter! yıllar yılı göz yaşı döktün

Yeter! ömür boyu sefalet çektin

Vicdansızın insafına terk ettin

Sen, kendi kendini yaktığın yeter!

 

Senin emeğinle olur üretim

Karşılarsın ihtiyacın milletin

Bolluk içindeyken bak memleketim

Ellere, kölelik ettiğin yeter!

 

14    ZOR

 

Düşme gurbetin düzüne

Engel çoktur, geçmesi zor.

O kadar çok ki hakikat

Bir birinden, seçmesi zor.

 

Yılanlar ejderha olmuş

Büyük başı ezmesi zor.

Hayat uçsuz bir deryadır

Nefes yetmez, yüzmesi zor.

 

Diri,diri gömülene

Yer yok, mezar kazması zor.

Yaşarlar ölü misali

Sır saklarlar, sezmesi zor.

 

Aslana saldırmış .çakal

Aslan bağlı, çözmesi zor.

Sansür koymuşlar dilime

Kelimeyi dizmesi zor.

 

Kelepçe takmışlar koluma

Kağıt kalem tutması zor.

Hissedip de duyduğunu

Dizi,dizi yazması zor.

 

 

15    BAHTINA  KÜSME dürüst

 

Kendini ehil görerek,çırpamazsın ,çalamazsın

Suçun budur işte senin,zamana sen uyamazsın

Kendine  suç bulmalısın, işin ehli olamazsın

Hep dobra ,dobra konuşup,yalanlar uyduramazsın

 

Zeki sanarak kendini,yalanlara inanmazsın

İçi başka, dışı başka, olana inanamazsın

            Hep gururunu düşünüp,asla yaltaklanamazsın

            Gem vurup arzularına,ihtirasla dolamazsın

Nefsini adım adım,kötülüklerden çekersen

Namus iffet sözlerine,birazcık değer verirsen

            Arsızlığa, arsızlarca daveti kabul etmezsin

Hırsızlarca hırsızlığa,çağrılınca gitmezsin

Tüm zorlamalara karşı,göğüs gerip direnirsin

Şerefsizler hakkında ,hiç durmadan söylenirsin

            Dersin lanet olsun bahta,şansını kullanamazsın

            Zaman sana uyar mı ki, sen zamana uyamazsın

Lanet olsun bahta diye şansına isyan edersin

Devir fırsatçılık devri, sen fırsatçılığı sevmezsin

            Onlar toplum içinde  hep maskeli gezerler

Namuslu görünmek için bin bir yalan düzerler

Dürüst sensin, doğru sensin, şerefli sensin

Hırsıza,arsıza, soysuza, namussuza, gölgesin

Azınlıkta kalıyorsun ,ondan sevilmiyorsun

Bunu sende biliyorsun, söyleyemiyorsun

Sen gururla gezer iken, göğsünü gere, gere

Millet vermiyor dersini, yüzsüz parazitlere

 

16    KİM UTANACAK

 

Akıllı geçinip görünürken saf

Her sözü fauldür, hareketi kaf

Bölgesel,siyasi, düşünsel taraf

Tutan utanmazsa, kim utanacak?

 

Adım,adım takip edip peşini

Kolaycacık görmek için işini

Menfaati için meslektaşını

Satan utanmasa, kim utanacak?

 

Gördü giye, rezalete gülene

Engel diye, entrikaya, yalana

İfşa ettin diye, dürüst olana

Çatan utanmazsa, kim utanacak?

 

İnsanlık mı yüce, yoksa paramı

Dert bir değil, aman deşme yaramı

Helal kazancına,birde haramı

Katan utanmasa, kim utanacak?

 

Kendinin olsun der, hep aslan payı

Ağzında saklayıp durur baklayı

Hak etmeden, alıp haram lokmayı

Yutan utanmasa, kim utanacak?

 

Bayrağım ülkem bir,bir iken marşım

Halep uzak değil elde yok arşın

Kendi soydaşına can alan kurşun

Atan utanmasa, kim utanacak?

 

Yok diye yakınır, yaranı, dostu

Yaz gelince serer çayıra postu

Esir düşüp tembelliğe sırt üstü

Yatan utanmasa, kim utanacak?

 

Değirmenci söz söyledin çok beter

İğneler arsızı sözlerin, yeter

Avaz,avaz bağırarak suç örter

Örten utanmasa, kim utanacak?

 

17    KONUŞURUM 

 

Susma, sende konuş derler

Hak,hukuktan bahsederler

Fikri hür olan kitleler

Bulduğumda konuşurum.

 

Bizden neler gizleniyor

Öğrenilsin istenmiyor

Telefonlar dinleniyor

Geldiğimde konuşurum.

 

Dinleyip doğru sözleri

Araştırıp gerçekleri

Yapılan yanlış işleri

Gördüğümde konuşurum.

 

Yüze vurarak yalanı

Önlemek için talanı

Doğrudan yana olanı

Bildiğimde konuşurum.

 

Kul olamam, ona, buna

Ödün vermem, buna, şuna

Çoğunluk doğrudan yana

Olduğunda konuşurum.

 

Kara çaldırmam yüzüme

Engel olunsa sözüme

Dar ağacını gözüme

Aldığımda konuşurum

 

 

 

 

18    İNSANLIK İÇİN

 

Sahsım için olsaydı adım bile atmazdım

Bunca yıl koşuyorsam, inan insanlık için

Kendim için yaşasam, nefes bile almazdım

Kırk yıldır yaşıyorsam, yanan insanlık için

 

Kalem elde düşünüp şiirler yazıyorsam

İyi ile kötüyü, tartıp, ayırtıyorsam

Kanayan yaralara,  bir parmak basıyorsam

Bu fikri taşıyorsam, sönen insanlık için

 

Ezilenin yanında, bende eziliyorsam

Hakarete uğrayıp, azar işitiyorsam

Gerçekleri görüyor, ve de gösteriyorsam

Yavaş,yavaş özüne dönen insanlık için

 

Uyuyan kafalara, artık uyan diyorsam

Entrika harmanını, süpürmek istiyorsam

Doğruyu işte diye göstermek istiyorsam

Geleceğin sahibi olan insanlık için

 

19    BİZİM ŞEFİN (bitmeyen   istekleri)

 

Bizim şefin, bitmeyen istekleri vardır

İster,vermeden hep ister haklıcasına

Kulakları sağır sanki gözleri kördür

Noksansız sanır kendini tamamcasına

 

Çalışkan basamak ona ,yükselmeye yarayan

İşgüzar gönül kuşu, baş üstünde yürüyen

İş yapan ezilendir,cenderede inleyen

Karşı durmaz haksızlıktan kaçarcasına

 

Hakkı da ,haklıyı da elbet bilir kendisi

Haksızla güçlü olursa, asla çıkmaz sesi

Duçara kahraman kesilen, şef efendisi

Zalime boyun büker taparcasına

 

Görev ister, iş ister, hep istediklerinden

İstemez bunları, birlikte halt ettiklerinden

Kurtaramaz kolunu elini verdiklerinden

Oynatılır kukla gibi maymuncasına

 

Temel bozuk kardeşim, şefin günahı yoktur

Açlar varsın aç kalsın, toklar daha da toktur

Sözlerimi düşünene sözün anlamı çoktur

Ezeceksin der,ezer astını hunharcasına

 

Ne cüret düşeni, düştüğünde kaldırmak

Sev vur bir tekmede ,görevin düzeni korumak

Düşkünün çilesi  kitaplar doldursa olmaz okumak

Ez, ezebildiğince ez ,vur başına kırarcasına

 

Şefler bu ideal ,bu inançla yetiştirilir

Ezmelisin, ezeceksin, acıma, emri verilir

Yasalardaki boşluklar şeflere gösterilir

Birde kanun adamı kesilir anlarcasına

 

Düzeni, düzen destekler, düzülene vah

Düzene sözüm yok, ah o düzen ah

İnancım sarsıldı, kime yardımcı Allah

Şeflerde, düzen içinde düzen, ahmakçasına

 

 

 

 

20    UYUTTULAR VATANDAŞI

 

Meclis, seçilene koz oldu

Verdikleri kuru söz oldu

Yaşayan umut toz oldu

Uyuttular,vatandaşı

İhya ettiler yandaşı

 

Hep hizmet vaat ettiler

Hep öncekilere çattılar

Güvenini kararttılar

Yürüttüler,vatandaşı

İhya ettiler yandaşı

 

Yalan dolan ,dedi kodu

Adı politika oldu

Seçildi haline güldü

Sürüttüler,vatandaşı

İhya etiler yandaşı

 

Geldi koltuğa kuruldu

Zam üstüne zam vuruldu

Tüm dertleri unutuldu

Unuttular,vatandaşı

İhya etiler yandaşı

 

 

21    DERT ZİNCİRİ

 

Dert zinciri bakla ,bakla büyüdü

Dizmesem olmuyor, dizsem olmuyor

Gurbet yolu kıvrım ,kıvrım büküldü

Gezmesem olmuyor,gezsem olmuyor

 

Kimi yoka sahip,kimisi vara

Dürüstlük, yüzlere çalınan kara

Entrika çeviren dalkavuklara

Kızmasam olmuyor, kızsam olmuyor

 

İnsanlık yok olur bak azar,azar

Doğruyu yüzüne söylesen kızar

Zehirli yılana bir derin mezar

Kazmasam olmuyor,kazsam olmuyor

 

Hakka hürmet etmez düzenbaz kişi

Her yerde torpille görür her işi

Kansere dönüşmüş çıbanın başı

Çizmesem olmuyor,çizsem olmuyor

 

Kesiyorlar ekmeğimi aşımı

Çok çalıştım, sökemedim dişini

Zehir saçan şu yılanın başını

Ezmesem olmuyor, ezsem olmuyor

 

Aklım ermez olmuş, gayrı şaşmışım

Ben bir acı kazanında pişmişim

Çaresizlik denizine düşmüşüm

Yüzmesem olmuyor,yüzsem olmuyor

 

Süren, vaz geçer mi? saltanatından

Şerefsiz süvari inmez atından

Ne sular salınır saman altından

Sezmesem olmuyor,sezsem olmuyor

 

Değirmenci boşa saçın yolduğun

Aslında mucize nefes aldığın

Dizi,dizi şiir olur bildiğim

Yazmasam olmuyor, yazsam olmuyor

                                   1-8-1984

 

 

22    NE Kİ

 

Neden bu dünyaya köhne diyorlar

Dünya köhne ise, edenler ne ki?

Yüz yıllar boyunca kahpe diyorlar

Dünyada kahpelik edenler ne ki?

 

Acıları biz yarattık biz  çektik

Sabır küpün biz doldurduk, biz döktük

İkbal’i biz yaptık biz boyun büktük

Halada bu yolda gidenler ne ki?

 

Ne sözler dolanıp durmakta dile

Gayretim boş, çabam oldu nafile

Dost diyerek yüzüne güle,güle

Dostun gıybetini edenler ne ki?

 

Ukalaca bilgiç,bilgiç söylenip

Yapmak ve becermek kolaydır deyip

Sorumluluk nedir idrak etmeyip

Sorumluyken ondan kaçanlar ne ki?

 

Değirmenci kalp kırıyor bu sözler

Çok günah taşımış bükülen dizler

Genel kadın olmuş, günahsız kızlar

Onları bu yola itenler ne ki?

 

23     İTİRAF

 

 Dilin uzun tut dediler, tutarım

Söz söyleme yut dediler, yutarım

Duçarlara çat dediler, çatarım

Rahat değil şu vicdanım kan ağlar

 

Uyumak, uykuya yatmak kolaydır

İnsanlığı alıp satmak kolaydır

Kimsesize sille atmak kolaydır

Rahat değil şu vicdanım kan ağlar

 

Haksızlığı gördük görmezden geldik

Namerde pas verdik vermezden geldik

Çok şeyler bilirken,bilmezden geldik

Rahat değil şu vicdanım kan ağlar

 

Acıları çekenleri görmedik

Biz onlara tesellide vermedik

Gidip hatırını bile sormadık

Rahat değil şu vicdanım kan ağlar

 

Çarkları tersine kim döndürüyor

Bacayı kim yıktı, kim söndürüyor

Beni ben aldatmam, kim kandırıyor

Rahat değil şu vicdanım kan ağlar

 

Tanrı bize doğruluğu göstersin

İnsanlara biraz merhamet versin

Mağduri'  gücünde yetmez neylersin

Rahat değil şu vicdanım kan ağlar

 

 

24    BABAM  DERDİ Kİ

 

Dürüst olduğunca çoksun

Komşun toksa, sende toksun

İnsanlığın yoksa, yoksun

Yoksun derdi bana babam

 

Hep ayakta kalacaksın

Çalışıp kazanacaksın

Alnından sıcak ter aksın

Aksın derdi bana babam

 

Varsın hep gözün yaş döksün

Kötülüğe karşı çıksın

Durmadan iyilik eksin

Eksin derdi bana babam

 

Fesat yuvaların yıksın

Haksızlığa karşı çıksın

Umut fidanları diksin

Diksin derdi bana babam 

 

Doğruluktan sapmaz isen

Hileli iş yapmaz isen

Dediğimden çıkmaz isen

Teksin derdi bana babam

 

Kusursuz bir insan olsun

İyileri örnek alsın

Çevresine iyi baksın

Baksın derdi bana babam

 

Korumak için ülkeyi

Alsın koltuğa kelleyi

Namerde büyük silleyi

Çaksın derdi bana babam

 

Sen geleceğe umutsun

Kini garazı unutsun

Gururu yücede tutsun

Tutsun derdi bana babam

 

Dosta sürmesin karayı

Öğrensin insan olmayı

Namus denen madalyayı

Taksın derdi bana babam

 

Alnı açıktır içi pak

Oğlum hep böyle kalacak

Şer odaklar yıkılacak

Yıksın derdi bana babam

 

Gerçek budur göreceksin

Öğrenip öğreteceksin

Suç işlerse ceza çeksin

Çeksin derdi bana babam

 

Desem dediğin olmuyor

Kimse benimle gelmiyor

Desem göz yaşım dinmiyor

Aksın derdi bana babam

 

Ölüm bir gün bana uğrar

Kaldırır dostlar komşular

Vasiyetime çocuklar

Baksın derdi bana babam 

 

25    UTANSIN( lar

 

Yoktan yere kapılarak hırsına

Sahip olamayıp kendi nefsine

Soydaşının kardeşinin göğsüne

Silah tutup,tetik çeken, utansın

 

Maksatlı ellerin içine düşen

Kuralları bozan yasayı aşan,

Düşmanlarla  birlik olup savaşan

Çıkar için, vatan satan, utansın

 

Bizi parçalayıp ikiye bölen

Düşenin haline zevk ile gülen

Kendi kardeşini düşmanca gören

Bir hiç için, yerde yatan, utansın

 

Ey ihtiras, sen felaket salansın

Sen ki, entrikasın, yalan ,dolansın

Cemiyete zehir saçan yılansın

Doğduğundan anan,atan, utansın

 

Köylü,kentli gider sandık başına

Bu oylar gitmeli dürüst olana

Adına siyaset diyorlar amma

Seçimlere hile katan, utansın

 

 

26    HALKA SESLENİŞ

 

Şekil olma vazgeç şekilcilikten

Biz bizi tanıyıp,bize dönelim

Uydu olmayalım kukla misali

Geçmişi bilelim, öze dönelim

 

Ne yapılmış, neler yapılmalıdır

Gerçek nedir, doğru ne olmalıdır

Zorluklar hiç engel olmamalıdır

Onları yok edip, düze dönelim

 

Ülkümüz Kemalist olmalı artık

Laiklik yerini almalı artık

Ağlayan çehreler gülmeli artık

Gayri yeter, gülen yüze dönelim

 

Dengelensin artık hak terazisi

Kaldıralım üstümüzden bu sisi

Kabarmadan milletimin öfkesi

Düşünelim kendimize dönelim

 

Dini siyasete kirlettirmeden

İnancı yobaza mal ettirmeden

Demokrasi elimizden gitmeden

Kinden kaçıp sevgimize dönelim

 

Bana ne Lenin den, Musolini’den

Bana ne Hitler’in caniliğinden

Yoksun kalınamaz demokrasiden

En iyisi, kemalizme dönelim

 

 

 

 

27   GECİKTİ ADALET

 

İffetli, namuslu,kalayım dedim

Şerefli yaşayıp, öleyim dedim

Adaleti örnek alayım dedim

Gecikti adalet,nerede kaldı?

 

Arayıp gerçeği bulmak istedim

Küçükler örnek olmak istedim

Yiyenlerden hakkım almak istedim

Gecikti adalet,nerede kaldı?

 

Babalar yas tutar,ağlar analar

Bu yüzden yıkıldı, nice yuvalar

Yıllar sürdü açtığımız davalar

Gecikti adalet,nerede kaldı?

 

Madrabaz zirvede söylerken şarkı

Zenginin yoksuldan paradır farkı

Çok yavaş dönüyor adalet çarkı

Gecikti adalet,nerede kaldı?

 

Kiminin işleri işmarla biter

Kinin başında baykuşlar öter

İnan beklemesi ölmekten beter

Gecikti adalet,nerede kaldı?

 

Büyük balık küçükleri yutuyor

Derdimizi kulak ardı atıyor

Bilmem ki adalet kimi tutuyor

Gecikti adalet,nerede kaldı?

 

Daha çok var mı ki karar gününe

Yatak sersem adliyenin önüne

Bari yetişseydi ölüm gününe

Gecikti adalet,nerede kaldı?

 

 

28   DAHA ZOR

 

Bürokrasi kapısına varda gör

Sormak zordur,cevap almak, daha zor

Sırlarını birer,birer serde gör

Vermek zordur, geri almak, daha zor

 

Hayatla savaşa koşuyor isen

İnsandan, bir sevgi taşıyor isen

Cemiyet içinde yaşıyor isen

Çalmak zordur, dürüst kalmak, daha zor

 

Şu oldu ,bittiler açık aşiyan

Herkes olmuş kendi başın kaşıyan

Neler görür, neler duyar, yaşayan

Kalmak zordur, saç baş yolmak, daha zor

 

Sal gönlünü, kendi gitsin engine

Hiçbir şey önerme kendi,kendine

Aklın erse bile fikrini deme

Cahillik zor, fakat bilmek, daha zor

 

Yazabiliyorsan, yaz kendi yazgın

Namerde bakışın olmasın üzgün

Oldu, bittilere kapansın gözün

Körlük zordur, lakin görmek, daha zor

 

Değirmenci der ki, beladan kaçın

Üzüntüye kapılma bir hiç için

Merci,merci dolanarak hak için

Almak zordur, ödün vermek, daha zor

                                   11-9-1985

 

29    NE DEMELİ  

 

Doğruyu söyledim dediler hata

Asıl hata yapana ne demeli?

Üst olmuşta yalan söylemez hayta

Ast’a pislik atana ne demeli?

 

Bildiğim ,ben dönek olamam ayıp

Söylediği söze demedim deyip

Bölgesel davranıp hemşeri sayıp

Birde taraf tutana ne demeli?

 

Sessiz,sakin döndü birden köşeyi

Çıkar için kullananlar mevki yi

El altından sunulan her deveyi

Hamutuyla yutana ne demeli?

 

Şaşalı saltanat sürdürmek için

Koltuğu arkaya devirmek için

Kendi dümenini çevirmek için

Dostu bile satana ne demeli?

 

Daraldı,kapandı o umut açım

Sinirden stresten ağardı saçım

Kendi kusurunu kapatmak için

Astlarına çatana ne demeli?

 

Herkesten bir medet umduğumuzdan

Ben herkesi dürüst sandığımızdan

Her söze inanıp kandığımızdan

Bize madik atana ne demeli?

 

Benimse güzele yönelmek kastım

Çoğuna güvendim, çoğuna küstüm

Kendi menfaati uğruna ast’ın

Zorla suça itene ne demeli?

 

Değirmenci sakın ağzını bozma

Aslında kendini bilir o kazma

Düşme seviyesine adını yazma

Sahte rapor tutana ne demeli

 

30    KİM

 

İnsan oğlu bakar, görür, kör değil

Yapılanlar, inanlığa kar değil

Dil dönerse, anlatması zor değil

Lala dillere kelepçeyi takan kim

 

Elin şakağında biraz dur düşün

Azıcık emek ver, kafa yor düşün

Aç gözünü, gerçekleri gör düşün

Evimizi başımıza yıkan kim

 

Menfaat uğruna hukuku tahrip

Ederseniz biz oluruz muzdarip

Bizi köle sanıp ferman yağdırıp

Başımızı belalara sokan kim

 

Yalana ,talana, kanan kör ile

Söylenmeyip saklı kalan sır ile

Hakkımızı gasp ederek zor ile

Bulut gibi üstümüze çöken kim

 

Hile, hurda birde yolsuzluk diye

Hırsızlık, arsızlık,soysuzluk diye

Irk,mezhep, düşünce özgürlük diye

Bize nifak tohumları eken kim

 

Yeter artık o aç gözler doymalı

Aç gözleri birileri oymalı

Gelir kardeş,kardeş paylaşılmalı

Dendiğinde buna karşı çıkan kim

 

Gelin artık bir temizlik yapalım

Hakkı koruyalım hakka tapalım

Menfaat peresi söküp atalım

Öğrenelim belimizi büken kim

 

 

31   BU AYIRIM NİYE 

 

Bu dünyada insan olmak

Varken, bu ayırım niye?

İnsan oğlu düşüncede

Hürken, bu ayırım niye?

 

Bir iken idealimiz

Aynıyken ana dilimiz

Bir de müşterek dinimiz

Varken, bu ayırım niye?

 

Vatanımızdır,yurdumuz

Adalet,töre örfümüz

Hudutlardaki ordumuz

Birken, bu ayırım niye?

 

Vergimiz bir,borcumuz bir

Varlığımız, harcımız bir

Milletçe amacımız bir

Derken? bu ayırım niye?

 

32   ELLER  NE ETTİ BİZE

 

Çağıran  el, sallandı  gel,gel diye

Silahlı el, yollandı öl,öl diye

Bir el  başka eli vurdurur niye

            Eller bize neler etti, sor öğren

            Dikkatli ol gerçekleri gör öğren

 

Çalışkan el, nasırlımı nasırlı

Dümende el, kusurlumu kusurlu

Hesaplar bir başka elde küsürlü

          

Eller bize neler etti sor öğren

Dikkatli ol gerçekleri gör öğren

 

Başka bir el, asla vaz geçmez bizden

Bir el, çok şey ister, ve alır sizden

Bir el, girer çıkmaz hiç cebimizden

Eller bize neler etti sor öğren

Dikkatli ol gerçekleri gör öğren

 

Bir el, vurur başımıza durmadan

Bir el, girer içimize sormadan

Bir el, çıkar karşımıza yılmadan

Eller bize neler etti sor öğren

Dikkatli ol gerçekleri gör öğren

 

Bir el, oyar gözümüzü mil ile

Bir el, keser sözümüzü dil ile

Satın alır para ile mal ile

Eller bize neler etti sor öğren

Dikkatli ol gerçekleri gör öğren

 

Bir el, illettir takılır peşlere

Bir el, oyalar bizleri boş yere

Bir el, vurulan silledir başlara

Eller bize neler etti sor öğren

Dikkatli ol gerçekleri gör öğren

 

Bir el, gördüğünü kapar bırakmaz

Bir el, diğerine tapar bırakmaz

Bir el, bizi maşa yapar bırakmaz

Eller bize neler etti sor öğren

Dikkatli ol gerçekleri gör öğren

 

33   ADAM SANDIK YANILDIK

 

Başımıza taç eyledik sizleri

Adam sandık, yanılmışız, yanıldık

Sefalete gark ettiniz bizleri

Adam sandık, yanılmışız,yanıldık

 

Bu millete vekil seçtik, gittiniz

Sonra türlü kötülüğü ettiniz

Huzuru yok edip, nifak ektiniz

Adam sandık, yanılmışız,yanıldık

 

Lehinize çıktı kararnameler

Adam kayırmalar ve neler,neler

İlden ile sürdürmeler sürmeler

Adam sandık, yanılmışız, yanıldık

 

Baş diye seçmiştik siz taş çıktınız

Dolu sanıyorduk hep boş çıktınız

Çatı,çatı hayalleri yıktınız

Adam sandık, yanılmışız, yanıldık

 

İçimize, sığmaz oldu öfkeler

Yoksulluk yuvamda yüzüme güler

Aç yatıp ta, tok  kalkmayı kim ister

Adam sandık, yanılmışız, yanıldık

 

Seçilenler halimizden anlamaz

Baskıdadır bürokratlar dinlemez

Hak,hukuk,eşitlik hiç gözetilmez

Adam sandık, yanılmışız, yanıldık

 

Adamına göre, tutum davranış

Çıkar çizgisine doğru bir finiş

Ön plana çıkar siyasi görüş

Adam sandık, yanılmışız, yanıldık

 

Ermek için, en güzele doğruya

Güven duyduk, vurur diye eğriye

İhanet kaması saplı sağrıya

Adam sandık, yanılmışız, yanıldık

 

Vekiller, çıkıp da, gık diyemiyor

Meclis kürsünden hak diyemiyor

Lider suntasına, yok diyemiyor

Adam sandık, yanılmışız, yanıldık

 

Fedakarlık dendi, kemeri sıktık

Azınlık sefada, çok çile çektik

Yalan söylendiğin ne bilecektik

Adam sandık, yanılmışız, yanıldık

 

Sıkıntılar yuva yapmış içime

Tekmeler vurulur, durur kıçıma

Umut ettik bir daha ki seçime

Adam sandık, yanılmışız, yanıldık

 

Uyanmalı artık, uyuyan çoğul

Partiler bir spor kulübü değil

Ben asılım, vekil isen sen eğil

Adam sandık, yanılmışız, yanıldık

 

34    bizde  SERBEST olanlar

 

Hasta hane kapısında dur da gör

Bizde hastaların ölüşü serbest.

Ekonomi beyin, enflasyon tümör

Zenginin, yoksula gülüşü serbest.

 

Haciz edilip gider fakirin külü

Vergi kaçıranlar alır ödülü

Devlet malı olmuş, menfaat gölü

Yetkilinin göle dalışı serbest.

 

Manav da, bakkalda, zam üstüne zam

Alamayan ekler, gam üstüne gam

Aracılar olmuş aç gözlü yamyam

Zammın her dükkana gelişi serbest.

 

Yıllarca gözde yaş,varken gülünmez

Gurbete bir çıktık geri gelinmez

Devlet baba, ne yapıyor bilinmez

İdarenin bağış alışı serbest.

 

Cami, okul, stat yaptırın diyor

Vakıflar kurdurup halktan istiyor

Savunma masrafın bile yüklüyor

Ellerin ceplere dalışı serbest.

 

Bizi yönetenler bilir işini

Bırakınız bakanların peşini

İşin yok, aşın yok, sık sen dişini

Yoksulluğun kese delişi serbest.

 

Ne diyelim o muhterem beylere

İhtiyacı olduğunda reylere

Seçim bölgesinde bütün köylere

Seçimden seçime, gelişi serbest

 

Bozuk mal üretip pahalı satmak

Devletin işinde, yan gelip yatmak

İşe girmek için, torpile bakmak

Denetimin seyirci kalışı serbest.

 

Madrabazın işi gücü hep hile

Anlatsan boş, ihbar etsen, nafile

Vicdan, vakar, şeref, namus ne ile

İhaleye fesat girişi serbest.

 

Değeri kalmadı namusun,ar’ın

Soran yok halini yoksul duçarın

Kendi yandaşına iktidarların

Bütçeden, büyük pay verişi serbest.

 

Diyorlar ki, böyle sağlanır uyum

Liderler çoban mı, mebuslar koyun

Siyasi sahnede oynanır oyun

Vekillerin aktör oluşu serbest.

 

Gözün aydın çağ atladı Türkiye

Borç heybesi, asılmıştır terkiye

Dolandırıp,çalıp başka ülkeye

Giden yüzsüzlerin finişi serbest.

 

Ekranlarda üretilen hep laftır

Arada bir yapılanlar bir kaftır

Benim halkım hem dürüsttür hem saftır

Onun düzenbaza satışı serbest.

 

Kırk milyonu açmış, on milyonu tok

Aslına bakarsan bu kadarda çok

Ezilenin ağlamaya cesareti yok

Ezeni hürmetle anışı serbest.

 

Kulüp tutar gibi parti tutacak

Seçimden seçime bir oy atacak

Kararan bahtına matem tutacak

Dertle yüreğinin yanışı serbest.

 

Herkes alır serbestlikten payını

Sakın üzmeyiniz beyi,sayını

Güç olarak kullansınlar reyini

Sorunların böyle oluşu serbest

 

35    SEÇİLMİŞLERE

 

Seçtik sizi vekil diye,haktan yana olun dedik

Mecliste kanunlar yapın,doğru karar alın dedik

Temsil ederken bizleri ,bizim safta kalın dedik

            Biz, sizleri başımıza, sultan diye seçmedik

            Bal tutan parmak yalarda, kovanı alın demedik

Namus, şeref üzerine yemin ettiniz, dinledik

O yüce değerleri, hep korumanızı bekledik

Mebus maaş artışında, tüm parmaklar oldu, dimdik

            Hiç kimseyi başımıza, sultan diye seçmedik

            Bizi uyuyor sanmayın, sizden hizmet beklerdik

Meşru olmayan kazançlar, hiç dile getirilmedi

Yapılan yolsuzlukların, detayına inilmedi

Hayali ihracatçılara, bütçeden para ödendi

            Biliniz ki, başımıza kimseyi, sultan seçmedik

            Nerden buldun yasasını, çıkarmanızı beklerdik

Kimi, ayrıcalık yaptı, kimi, din narası attı

Kimisi mafya ya ortak, milleti  onlara sattı

Kimisi talan peşinde, halka ne kazıklar attı

            Biline ki kimseyi sultan diye seçmedik

            Devletin malı denizse, denize dalın demedik

Çıkarcılar çevrenizde pervaneler gibi döner

Gölgenizde çevriliyor açık, gizli teraneler

Adınız kullanılarak, yeniyor türlü naneler

            Sizi başımıza seçtik, sultan olun demedik

            Bizi uyuyor sanmayın, gaflet şerbeti içmedik

Sustu diye radyolar, siyah kurdele taktınız

Suskunluklar yığın,yığın,bunlar için ne yaptınız

Doldu seçim meydanları, bol, bol  nutuklar attınız

            Oylarımızla başımıza, sultan olun demedik

            Kandırılıp aldatıldık hakkımızda vaz geçmedik

Ülke yararına olan, kararlar hiç alınmadı

Halkın menfaatlerinde neden birlik olunmadı

Seçim sonu unutulduk, derde deva bulunmadı

            Şunu bilin başımıza sizi sultan seçmedik

            Özü doğru, sözü doğru,olmanızı beklerdik

Kürsüde hatip var iken, niçin bomboş sıralar

Dolu olduğunda ise, çok çirkin sataşmalar

Çiğ köfte partileri, yada yumruklaşmalar

            Biz millete vekil dedik, size sultan demedik

            Bize böyle kötü örnek olmanızı istemedik

                                               2-10-1994

 

36   Dert oldular OTURDULAR YÜREKLERE

 

Birlik olmuş fesat,fitne

Nifak cemiyete dikte

Yığın,yığın,kitle,kitle

Dert oldular yüreklere.

 

Art niyet, çirkin emeller

Döndürülüyor dümenler

Bize verildi elemler

Dert oldular yüreklere.

 

Istırapla oynaşmışız

Acı ile kaynaşmışız

Her zorluğa alışmışız

Oturdular yüreklere

 

Biziz dertlere padişah

Kabullendik dedik eyvah

Çektiğimiz ah ile vah

Dert oldular yüreklere.

 

Bahçe iken bağ olduk ta

Ova iken dağ olduk ta

Herkese otağ olduk ta

Dert oldular yüreklere.

 

Yıldıramaz kimse bizi

Sindiremez öfkemizi

Sıra, sıra dizi, dizi

Dert oldular yüreklere.

 

Zaten yaşayan ölüydük

Dert kabrine gömülüydük

Tabur,tabut bölük,bölük

Dert oldular yüreklere.

                        21-4-1999

 

37    YAĞDANLIKLAR

 

Çok saygılı olursan, çok çekingen diyorlar

Yaltakçılık, saygının önüne geçti geçeli

Saygılının hakkını, vermiyorlar yiyorlar

Şu siyasi parmaklar, kulak çekti çekeli

 

Yanıltılıyor yetki,gerçeği görmüyorlar

Çevresinde et duvar, yüz yüze gelmiyorlar

Hatayı yapıyorlar, kabullenemiyorlar

Gerçek acı oluyor, yüzüne dendi deneli

 

Bürokratlar göz yumar, bunları bile,bile

Her işe her alanda ,katılır  oldu hile

Haklının hakkı için, çırpınması nafile

Ne umutlar yıkıldı, bu hale geldi geleli

 

Yağdanlıklar dönektir, her yöne yönelirler

Sözde, haklı olandan, yana tavır alırlar

Ne utanır,ne arlanır, nede vicdanı sızlar

Patronları, yağcılık,görevi verdi vereli

 

Görünüşte küfreder hırsıza, hırsızlığa

Sözde karşı çıkarlar, haksıza,.haksızlığa

Sıkı fıkı olurlar,  oturur pazarlığa

Her pisliği yapana ödünler geldi geleli

 

Her devirde, her yerde, öttürür borusunu

Çıkardır düşüncesi, düşünmez gerisini

Dün koltuğuna sığındığı efendisini

Bu gün karalar, satar işi bitti biteli

 

Kendi, mağdur olunca,tanır hakkı hukuku

Kendi, haksızsa eğer, tanımaz acı toku

Gelirse bir yerlerden, burnuna bir pis koku

Vatanını da satarlar  fırsat geçti geçeli.

 

38    YARATAN BİZİZ

 

Yaratmak Allah’a mahsus diyoruz

Yaratmaktan da vaz geçemiyoruz.

 

İşin kolayı varken, zoru yaratan biziz

Yok satılan pazarda, varı yaratan biziz

Bize, biz hükmedecek bir durumda iken

Bize hükmedebilen, biri yaratıyoruz.

 

Başımızdaki liderler, bizim eserimizdir

Kaptıkları mevkiler, hep bizim yerimizdir

Kaderin cilvesidir derseler inanmayın

Bize ait koltukta, devi yaratıyoruz

 

Yaratmak Allah ‘a mahsus diyoruz

Başımıza kendimiz sultan yaratıyoruz

 

39   BULAMAZSIN

 

İstiyorsan yükseklere tırmanmak

Mutlak tutunacak, dal bulmalısın

Rağbetse amacın,yada sayılmak

Vicdanı alacak, mal bulmalısın

 

Biri yardım eder diye gözleme

Boşa umutlanma, huzur özleme

Dost sanarak birisine sızlama

Sırtına göz alan, çul bulmalısın

 

Yalan, dolan kapmalısın mevkiini

Kullan, çıkar için yetkilerini

Taktir edip herkes tanısın seni

İyi bir dalkavuk, kul bulmalısın

 

Böyle olmaz isen, seni ezerler

Sicilini vicdansızca ,bozarlar

Ayak uydurmadın diye kızarlar

Kendine, bir çıkar yol bulmalısın

 

Deme sakın, dürüstlük ne olacak

O sadece sözcüklerde kalacak

Sanma ki bu zaman sana uyacak

İkna edebilen dil bulmalısın.

 

Şayet mert ve dürüst kalmak istersen

Hep hakka saygılı olmak istersen

Böyle daha mutlu olurum dersen

Sabır çekebilen el bulmalısın

 

40   ADALETTE   DENGE 

 

Tükendi sabırlar taştı taşacak

Terazi bu hakkı nasıl tartacak

Haksızlıklar hepimizi yutacak

Adalette denge bozulur ise

Davalar yıllarca uzar giderse

 

Düzenbazlar yine canlar yakacak

Yapılanlar insanlığı yıkacak

Mağdur çaresizce boyun bükecek

Adalette denge bozulur ise

Davalar yıllarca uzar giderse

 

Ne yakınmak,ne sızlanmak kar olur

Hakkı tartmak bir o kadar zor olur

Gerçek ortadayken insan kör olur

Adalette denge bozulur ise

Davalar yıllarca uzar giderse

 

Tıka basa dolaplarda dosyalar

Bakılmamış, toz ve toprak  sayfalar

Haksızlık yapacak bilen haytalar

Adalette denge bozulur ise

Davalar yıllarca uzar giderse

 

Kaç yıl oldu bir kararı beklerim

Günüme gün, yılıma yıl eklerim

Boşa mı gidecek tüm emeklerim

Adalette denge bozulur ise

Davalar yıllarca uzar giderse

 

Kaç ay, kaç yıl var ki karar çıkmaya

Hakimlerde başladılar bıkmaya

Başka sebep yoktur umut yıkmaya

Adalette denge bozulur ise

Davalar yıllarca uzar giderse

 

Bu acıyı tatmayanlar anlamaz

Bu dert ile yatmayanlar anlamaz

Bu özlemle bitmeyenler anlamaz

Adalette denge bozulur ise

Davalar yıllarca uzar giderse

 

Haksızlar hukuku alıp yırtarlar

Mahkemeler dolup,dolup taşarlar

Geleceğe güveni de yıkarlar

Adalette denge bozulur ise

Davalar yıllarca uzar giderse

 

Kıssa pek çok, alınacak hisse yok

Haksızlığı giderecek yasa yok

Mağdur edenlerde hiçbir tasa yok

Adalette denge bozulur ise

Davalar yıllarca uzar giderse

 

Hakime karışan neden çoğalır

Çaresiz çırpınan beden çoğalır

Dünyadan zamansız giden çoğalır

Adalette denge bozulur ise

Davalar yıllarca uzar giderse

 

Sanmayın ki çaresine bakılır

Mağdur edilenler her gün çoğalır

Yer, yerinden oynar Dünya yıkılır

Adalette denge bozulur ise

Davalar yıllarca uzar giderse

 

41    BİZİM  vay vaylarımız

 

Düşünmeden kirletilen

Koylar bizim koylarımız

Kaderine terk edilen

Köyler bizim köylerimiz

 

Sözüne güvendiğimiz

Güvenip oy verdiğimiz

Verdik gitti dediğimiz

 Reyler bizim reylerimiz

 

Yuvamızı açtığımız

Derdimiz deştiğimiz

Yönet diye seçtiğimiz

Beyler bizim beylerimiz

 

Uğramaz oldu seçilen,

Yetim malıdır saçılan

Namerde peşkeş çekilen

Paylar bizim paylarımız

 

Dokunulmazlıklar aklar

Doğruyu der isen haklar

Pişmanlıklarla ah vahlar

Vaylar bizim vaylarımız

 

42    YILBAŞLARI

 

Her yılın sonunda çevrilir takvim yaprakları

Bir yaş daha ihtiyarlatıyorlar insanları

 

Yuvalara mutluluk getiriyormuş gibi yılbaşları

Fark etmeyiz eğlencelerde hüzün dolu bakışları

 

Gençler umutlu mu umutlu, yaşlılar mutsuz mu mutsuz

İnsanlar eğlenir durur, hissiz,kaygısız,duyarsız

 

Sorunlar, kurumuş yapraklar gibi dökülürken önümüze

Sır dolu sorunların varlığı, acı veriyor her birimize

 

Gülmeyi bile beceremezken matemli gönüller

Uzayıp gider üzüntüler, kaynak olur öfkeler

 

Çaresizlik karamsarlıkların anası mı olacak

Tutkular bir tatlı hayal olarak mı kalacak

 

Ben, onlar için yaşarım ve onlar için varım

Keşke, geleceğe umutla bakabilse çocuklarım

 

Varsın çevrilsin yılbaşlarında yapraklar

Varsın ihtiyarlasın bir yaş daha insanlar

 

Yaşlanmak bana üzüntü vermiyor, vermemeli

Deneyimler genç nesil’e doğru yol göstermeli

 

Açmalıyız yarınlara gidilecek yolları

Süslemeliyiz bu yolda filizlenen umutları

 

Meçhule gidişte eşlik etmesin ıstıraplar

Gelecek geçmişe bakarak olmasın  isyankar

 

 

43    KURAN  KURAN’A yazılmadı

 

Hayat meydanında yaşam savaşı

Dövüş kıyasıya,kıran kırana

Umut starına doğru bir koşu

İnsaf yok edilmiş vuran vurana

 

Kimileri silah etmiş parayı

Kimisi rakip’e çalar karayı

Beklemeye niyeti yok sırayı

Artık düşman olmuş yaren yarene

 

Kimisini makam hırsı bürümüş

Kimileri doğru yolda yürümüş

Bir çokları hile için kurs görmüş

Hiç biri sır verilmez soran sorana

 

Kimileri varlığı güç eylemiş

Kimileri Allah yardımcım demiş

Çokları inancı kalkan eylemiş

Yorumda rakip mi kuran kurana

 

44    KEŞ KE  idealler uğruna batsaydı güneş

 

Keşke idealler uğruna batsaydı güneş

Düşman olmasaydı yurtta, kardeşe, kardeş

 

Siyaset uğruna okullara zehir atılmasaydı

Genç beyinler sapık düşüncelerle yıkanmasaydı

 

Lanetli akmasaydı sokaklara damardaki kan

Kardeş eli olmasaydı bu kanları akıtan

 

Gencecik ellere silahlar tutuşturulmasa

On yılda bir ihtilallere gerek olmasa

 

Fikre karşı saygıyı öğrenirsek hepimiz

Demokrasi çarkını döndürebiliriz biz

 

Kimileri koltuğunu korumaya eğilmese

Kimileri şerefinden çıkara ödün vermese

 

Görev hizmet olduğu için yapılsa yansız

Bu zaaftan yaralanmasa arsız,hayasız

 

Öfke tarlasında intikam fidanları olmasa

Sevgi bahçeleri birer, birer kurutulmasa

 

Keşke idealler uğrunda birlik olunsa

Her fikir kabul görse,doğruları alınsa

 

Dizginlenirdi ihtiras,doyumsuzluk olmasa

Tetik çeken eller gül tutsa,silah tutmasa

 

Eforlar ülke kalkınmasına harcansa

Emek birlikte verilse,birlikte başarılsa

 

Süpürüp öfkeleri,birleştirseydik güçleri

Hep birlikte ileri giderdik,hep birlikte ileri

 

İnançsa tek tanrıya inanalım tapalım

Bu vatanı çalışarak cennet yapalım

 

Bizleri kahırla anmasın torunlarımız

Karanlık değil,aydın olsun yarınlarımız

 

 

45   VURDUM DUYMAZLIK NİYE biz olduk

 

Yüzlere tükürsek Tükürük’e yazık

Öfkeyi kağıda döken biz olduk

Daha yetmedi mi atılan kazık

Kini içimizde tutan biz olduk

 

Nifak tohumları ektin maşallah

Eline bir fırsat geçti maazallah

Gün gelir sabırlar taşmaz ,inşallah

Sabır deyip boyun büken biz olduk

 

Bela kuşu başımızda uçuyor

İnsan önce doğup sonra göçüyor

Fesat satır acımadan biçiyor

Umut fidanları diken biz olduk

 

Umursamaz yetki tepede tokmak

Hesabımız doğru yüzümüz se ak

Sevgi girdabını bir yana bırak

Su diye kahır’ı içen biz olduk

 

Her şey getirilir oldu,bittiye

Yıllar yılı biz hasretiz sevgiye

İnsanda ki vurdum duymazlık niye

Sorulara  hep es geçen  biz olduk

 

46    NEDEN peki

 

Bu ülkede eşitlik var diyor ya bazıları

Herkesin eşitliği göremeyişi neden?

            Böyle haykırır durur ekran soytarıları

            Haklı ile yüz yüze gelemeyişi neden?

İşini takip için yurttaş çıksa huzura

Onların yetkiliye varamayışı neden?

            Milyarlar harcanırken kulüplerde barlarda

            Fakirin bir lokmayı bulamayışı neden?

Yüzde yüz haklı iken adalet huzurunda

Duçarın hakkını alamayışı neden?

            Yapmaya mecbur iken yetkili görevini

            Zenginin hatırını kıramayışı neden?

Elinde teraziyle adalet tartanların

Vekillerin üstüne varamayışı neden?

            Her şeyi yazabilen o basın dünyasının

            Gizlenen gerçekleri göremeyişi neden?

Sorular uzadıkça pirelenen çoğalır

Yetkilinin  bir cevap veremeyişi neden?

 

47    UYANDIM  UYKUDAN

 

Uyandım uykudan şükürler olsun

Kardeş kavgasıyla ölmeyeceğim

Ağam,paşam,beyim çağıradursun

Zoraki davete gelmeyeceğim.

 

Dindara aldırmam,dine saldırmam

O fikrin bu fikrin esiri olmam

Özgür düşünceye saygısız kalmam

Törelere bağlı kalmayacağım.

 

Öfkeyi büyüten,sevgiyi yıkan

Dürüst omuzlarda zirveye çıkan

Menfaat uğruna ateşe sokan

O ellere maşa olmayacağım.

 

Ülküm yükselmektir ata izinde

Doğruluk yeşerdi benim özümde

Söz vermişim duracağım sözümde

İzim lere bağlı kalmayacağım.

 

Vurulsa bağrıma en büyük sille

Başımı ezse de bir hoyrat gülle

Namert elin uzattığı mendille

Terlesem,terimi silmeyeceğim.

 

Gerçek demokrasi yerleşsin diye

Gitmeli aydınlık köylüye,köye

Hizmetkar olunmaz soyguncu beye

Hiç birinden ihsan almayacağım.

 

İnsan hakkı yetişmeli ovamda

Özgür rüzgar esmelidir dağımda

En büyük güç bilgi, bilgi çağında

Okuyup,öğrenip anlayacağım.

 

48   NEDENSE yazılmadı

 

Yargı bağımsızmış böyle diyorlar

Hakimlerde mutsuz,çıkar yol arar

Hukukta da eksiklik var,boşluk var

Bu gerçeği görmüyorlar nedense.

 

Haklar gasp edilir görsen anlasan

Haklıyım diyerek,hakkı savunsan

Dava açıp mahkemeye baş vursan

Davayı tez görmüyorlar nedense.

 

Koruyanım yoktu hep yedim kazık

Yüreğim yanıktır bağrımsa ezik

Hakimin elinde terazi bozuk

Siyasiye sormuyorlar  nedense.

 

Çözüm nedir diye düşünüp durdum

Sebebi aradım, sebebi sordum

İhalede fesat,bankada hortum

O aç gözler doymuyorlar nedense.

 

Bin şahit gerekli insan demeye

Evde lokma kalmamışken yemeye

Kapanır kapılar iş isteyene

Kapılara koymuyorlar nedense.

 

Birlik oldu arsızlarla hırsızlar

Sürünüyor,yuvasızlar yurtsuzlar

Sanmayın zalimin yüreği sızlar

İnadından caymıyorlar nedense.

 

Çoğalıyor kapılarda yalvaran

Gidişat böyleyse sonumuz hüsran

Makam,mevki yoksa,ve yahut paran

İnsan diye saymıyorlar nedense.

 

49     YEĞENİM e mektüp

 

Sen gittin gideli bizim halimiz

Çok bozuldu düzelmiyor yeğenim.

Sokaklar kapkaççı ve gaspçı doldu

Rahatlıkla gezilmiyor yeğenim.

           

Evimize kadar girdi siyaset

Bu yüzden olmuşuz sevgiye hasret

Ruhumuza ekiliyor husumet

Böyle huzur bozuluyor  yeğenim.

 

Emeksiz kazanmak hırsı herkeste

Yolsuzluklar yapılıyor üst üste

Devlet fakirleşti hazine hasta

Bu gerçekler yazılmıyor yeğenim.

           

Devlet hasta bekleniyor ölüsü

Ruhlara bulaşmış çıkar virüsü

Çıkarcılar olmuş yılan sürüsü

Büyük başlar ezilmiyor yeğenim.

Yarı aç,yarı tok yaşar geçeriz

Sefaleti yudum,yudum içeriz

İyi diye başımıza seçeriz

Art niyetler sezilmiyor yeğenim.

           

Önergeyle bir birini suçlarlar

Yalan doğru iftiralar atarlar

En sonunda birbirini paklarlar

Mahkemeye gidilmiyor yeğenim.

 

Yalan vaatlerle halka söz veren

Dokunulmaz zırhı içine giren

Başımıza geçer her çam deviren

Bu gidişat bozulmuyor yeğenim.

           

Herkes eğiliyor yoktur dik duran

Oysaki çoğunluk açlığa kurban

Başa taç edildi düşküne vuran

O taç bize üzülmüyor yeğenim.

 

Vatandaş meyustur çıkmıyor sesi

Üstlerde buluttur çıkar gölgesi

Enselerde yoksulluğun pençesi

İş kapısı açılmıyor yeğenim.

           

Umut ile düzelmeyi beklerim,

Tasamın üstüne,tasa eklerim

Burda doğdum bu ülkeyi severim

Öyle kolay kaçılmıyor yeğenim.

 

Öğüt verir bir pasaport al dersin

Bilet alda sen yanıma gel dersin

Sen dayımsın benim ile kal dersin

Kanat kırık uçulmuyor yeğenim.

           

Sen mutlu ol takma kafanı bana

Halimiz bu neyi anlatsam sana

Bu vatana hizmet eden insana

Asla değer biçilmiyor yeğenim.

 

Açlık sınırının altında ücret

Bakan da aynı söz düzelir sabret

Zehirden beterdir sunulan şerbet

Vergilerden geçilmiyor yeğenim.

           

Avrupa birliği son umut oldu

Ona  da Avrupa engeller buldu

Nerde demokrasi,nereye geldi

Meclis bize açılmıyor yeğenim.

 

Parti başkanları listeyi yapar

Vatandaş partiye oyunu atar

Listeye girenler vekillik yapar

Vekil özgür seçilmiyor yeğenim.

 

Uyutulup getirildik oyuna

Birde demokrasi diyorlar buna

Yalan dolan ile halk huzuruna

Yüz akıyla çıkılmıyor yeğenim.

 

Askerin kaderi sanki ölmekmiş

Yan gelip de yatma yeri değilmiş

Bu sözü diyenin oğlu nerdeymiş

Buna dava açılmıyor yeğenim.

***********************************

 

50     BİR TÜRLÜ

 

Benim ülkemde de kanunlar vardır

Yapanın yaptığı yanına kardır

Hakim için karar vermesi zordur

Adalet yerini bulmaz bir türlü.

            O koç yiğitlerde vatan sevdası

            Oğlunu yitirmiş şehit anası

            Bu yüzden tutuyor bir ömür yas’ı

            Yanar sineleri sönmez bir türlü.

Af kanunu canileri salıyor

Analarsa oğul diye ağlıyor

Ölüm haberleri yürek dağlıyor

Akar gözlerden yaş dinmez bir türlü.

            Zifiri geceden farksız gelecek

            Bu gidişle kim umutlu kalacak

            Asker oğul kaderi ne bilecek

            Asıktır suratlar gülmez bir türlü.

Nifak girdi bizimle,biz dalaştık

İş,aş diye kapı,kapı dolaştık

Aç yatmaya,tok kalkmaya alıştık

Refah yoksullara gelmez bir türlü.

            Parça,parça edecekler milleti   

            Ektiler ülkeye derdi kasveti

            Hortladı ülkede terör illeti

            O gençler geriye gelmez bir türlü.

Yetkiyi alanlar bu fırsat diyor

İdealler bir,bir bitiriliyor

Fikirler açıkça söylenemiyor

Olması gereken olmaz bir türlü.

 

51    BAŞIM BELADA

 

Günden güne bozuluyor gidişat

Her yerde yeşerdi fitne ve fesat

Huzuru özledim yüce adalet

Yetiş imdadıma başım belada.

 

Hak için savaştım ödün vermedim

Arsızla,hırsızla bir yürümedim

Dürüstleri takdir eden görmedim

Yetiş imdadıma başım belada.

 

Yumuşak huyluyum hatır yıkamam

Güçsüzüm,güçlüye karşı çıkamam

Tetikte çekemem,can da yakamam

Yetiş imdadıma başım belada.

 

Hakkım gasp edilir. almam gerekir

Onurlu şerefli kalmam gerekir

Haklı olduğumu bilmem gerekir

Yetiş imdadıma başım belada.

 

Şayet yollarında yoksa bir engel

Gecikme postada çok acele gel

Benim hak savaşım değil bireysel

Yetiş imdadıma başım belada.

 

52     HAKİM  BEY

 

Uyanıp,öğrenip gerçeği görüp

Hak,hukuk uğruna bir savaş verip

Haksızlığa karşı göğsünü gerip

Kaçmayınca dövüyorlar hakim bey.

 

Yer,içer,gezerler,derler ki sen yap

Vatandaş mı koyun,onlar mı kasap

Çıkarcı mafyanın adına hesap

Açmayınca sövüyorlar hakim bey.

 

Haksızlık hançeri saplı sağrıma

Soyuyorlar bu gidiyor ağrıma

Varlığımı istekleri uğruna

Saçmayınca alıyorlar hakim bey.

 

Onlar çıkarına kendi nefsinden

Verip emeğini hak hissesinden

Onlar deli dumrul,baç köprüsünden

Geçmeyince buluyorlar hakim bey.

 

Demokrasi bumu,bumu adalet

Kime derdim döksem diyorlar sabret

Namerdin elinden zehirli şerbet

İçmeyince kınıyorlar hakim bey.

 

Kulaklar tıkalı zar eden sese

Gitmez elbet içimde ki vesvese

Seçiyoruz iyi diye meclise

Sözlerinden dönüyorlar hakim bey.

 

Ödün veremedim ben vakarımdan

Umudumu kesmemişim yarından

Baba ocağım,  cennet köyümden

Göçmeyince kovuyorlar hakim bey.

 

53   DÜZE  NASIL  ÇIKILIR

 

Yalana,talana dizgin vurmadan

Haksızlık edene hesap sormadan

Cehaletin çemberini kırmadan

Giderseniz düze nasıl çıkılır?

 

Bu millete revamıdır bahtsızlık

Vermiyor mu size hiç rahatsızlık

Kişisel çıkarlar için haksızlık

Ederseniz düze nasıl çıkılır?

 

Hizmet için yapılmıyorsa yarış

Nasıl sağlanacak toplumda barış

Yetkilide yoksa ileri görüş

Seçerseniz düze nasıl çıkılır?

 

Yarımız yoksulsak yarımızda aç

Komşu komşusunun külüne muhtaç

Mahsul alınmıyor arazi kıraç

Ekerseniz düze nasıl çıkılır?

 

Haksızlık eder mi,kardeşe ,kardeş

Adil ol hak yeme eşitçe üleş

Devletin malını yandaşa peşkeş

Çekerseniz düze nasıl çıkılır?

 

Dilerim ki sonuç olmaz hezimet

Haram lokma sayılırsa ganimet

Kindar olup beslenirse husumet

Güderseniz düze nasıl çıkılır?

 

Ne hale düşmüşüz halimize vay

Haksızlık bir oktur,haksız elde yay

Haksızlık yapana hakkın diye pay

Öderseniz düze nasıl çıkılır?

 

İktidarlar eşit gözetmez ise

Aç gözlüye verilenler yetmezse

Devlet malı deniz,bitmez denirse

Ye derseniz düze nasıl çıkılır?

 

Dereyi görmeden paça sıvanmaz

Tok açın halinden asla anlamaz

Bu halk sürü değil çobanı olmaz

Ho derseniz düze nasıl çıkılır?

 

Mümkün değil ise hakça paylaşım

Yapılmazsa haksızlıkla savaşım

Nasıl gelir özlediğim barışım

Ne dersiniz düze nasıl çıkılır?

 

54     DİZGİN 

 

Menfaat girince araya

İnsanlık uçar havaya

Şerefini beş paraya

Satanlara sözüm çokta,

            Terbiyem dizgin vuruyor.

 

Düşkünü görünce, kaçana

Yada yazık deyip geçene

Soran da yoktur,suçu ne?

Tekmeleri yardım yerine

Atanlara sözüm çokta

            Terbiyem dizgin vuruyor.

 

Çala,çırpa aslan payı

Hep kapıyorlar parsayı

Kurup içkili sofrayı

Haz ile haram lokmayı

Yutanlara sözüm çokta

            Terbiyem dizgin vuruyor.

 

Denemiyorlar insanı

Suçsuzu,suçlu yapanı

Torpille makam kapanı

Tutanlara sözüm çokta

            Terbiyem dizgin vuruyor.

 

Doğru tektir görmez niye

Muhtaçken sıcak sevgiye

Hasret kalmış bir ilgiye

Sen neden dürüstsün diye

Çatanlara sözüm çokta

            Terbiyem dizgin vuruyor.

 

Akıtmadan alın teri

Emeksiz kazanmak isterse biri

Üretmeden hazırdandır gideri

Haksız iken haklıyım der serseri

Olmuş tembelliğin eseri

Yatanlara sözüm çokta

            Terbiyem dizgin vuruyor.

 

Gelenek mi,görenek mi,töremi

Bu davranış insanlığa göre mi

Gördüklerim insanlığın dramı

Helal kazancına birde haramı

Katanlara sözüm çokta

            Terbiyem dizgin vuruyor.

 

55    KAZANCI   NE

 

Yaratan gamı kasveti

Çektiren huzura hasreti

Sevgi yerine nefreti

Ekenlerin kazancı ne?

 

Bu yürekler taştan katı

Maskelemişler suratı

Cemiyete husumeti

Sokanların kazancı ne?

 

Neden akıtırlar kanı

İnsan yok eder insanı

Gönüllere kin fidanı

Dikenlerin kazancı ne?

 

Kimler verir emirleri

Kimler çeker tetikleri

Maşalarla yürekleri

Yakanların kazancı ne?

 

Dağlanır yanar bağırlar

Çaresiz ağlar analar

İhtiras için yuvalar

Yıkanların kazancı ne?

 

Niçin yaparlar savaşı

Yedirirler zehir aşı

Günahsız gözlerden yaşı

Dökenlerin kazancı ne?

 

Kim kazançlı bu savaştan

Kim çıkar sağlar bu işten

Kimler karlı bu gidişten

Yapanların kazancı ne?

 

Kim,kimi koydu sıraya

Kim tuz basar bu yaraya

Tanrıya değil paraya

Tapanların kazancı ne?

 

Şahlar,sultanlar geldiler

Dünyada sefa sürdüler

Giderken ne götürdüler

Yatanların Kazancı ne?

 

56     S Ö Z 

 

Cemiyetin içinde kanayan yaraları

Sardım bir söz söylediler sarmadım bir söz.

Hüznü,derdi,kederi,acıyı ve efkarı

Sordum, bir söz söylediler,sormadım bir söz.

 

Sökmek gerek,sökmek gerek öfkeyi  kini

Hırs kılıcı parçalar kendine ait  kını

Vicdansızı,insafsızı kötülüğe yakını

Kırdım, bir söz söylediler, kırmadım bir söz.

 

Asla konuk olamadım dost otağına

Hep denedim giremedim dostluk bağına

Dost bildiğim insanların yanına

Vardım, bir söz söylediler, varmadım bir söz.

 

Kim istiyor kötülüğe devam et diye

Yapılanlar insanlığa revamı niye

Sorunları çözmek için ben düşünceye

Daldım, bir söz söylediler, dalmadım bir söz.

 

Hep üzüntü taşıdım ,sinemde ve gözümde

Doğruluğa sevda çektim,sevda özümde

Akit yapıp senet vermiş gibi sözümde

Durdum, bir söz söylediler,durmadım bir söz.

 

Yemek içmek ihtiyaçtır, mecburuz biz yemeğe

Bu sebepten mücadelem aşa,ekmeğe

Sevgi mayasını cana, ete, kemiğe

Kardım, bir söz söylediler, karmadım bir söz.

 

Hep şiirler yazdım durdum, insanlık için

Sorunlara tanık oldum, yanıyor içim

İhtirasla savaşımı kazanmak için

Vurdum, bir söz söylediler, vurmadım bir söz.

 

Neden böyle duyarsızız, yok edelim efkarı

Şayet böyle davranırsak, duymayız intizarı

Entrikayla kurulan, fakları, tuzakları

Gördüm,bir söz söylediler, görmedim bir söz.

 

57    NELER OLUR NELER OLUR 

 

Vurdum duymaz olma,bana ne deme

Gün gelir sana da çatanlar olur

Haksızlığı gördüğünde çekinme

Hakkının üstüne yatanlar olur.

 

Haksızlar cesaret toplar kırılmaz

O gün figan etsen işe yaramaz

Çağırsan yardıma kimse bulunmaz

Korkak ,ödsek,suskun kaçanlar olur.

 

Kendisini güçlü kuvvetli sanır

Gelir gider kapınıza dayanır

Çekindiğin hissederse şahlanır

Korku girdabına atanlar olur.

 

Bir kez el verdiysen kolun da kopar

Bir kez yüz verdiysen gider namus ar

Onlar aç gözlüdür asla doymazlar

Aşınıza zehri katanlar olur.

 

En büyük düşmanın olur korkular

Takarlar boynuna bir uzun yular

Sen korktukça şımarır o haytalar

Seni çıkar için satanlar olur.

 

Ne huzurun kalır  nede şerefin

Kölesi olursun haksız herifin

Aç kalıp kokarsa senin nefesin

Gelir yatağına yatanlar olur.

 

Onlar olur seni idare eden

Farkın olmaz arkandaki gölgeden

Gölgesinden korkar mı ki bir beden

Korktukça pisliğe atanlar olur.

 

Haksızlığı gördüğünde söylersen

Bu toplumun ortak sorunu dersen

Hiç yılmadan mücadele edersen

Senden çekinerek geçenler olur.

 

Haklının yanında yerin almazsan

Gördüğün olaya tanık olmazsan

Çağrılınca adliyeye gelmezsen

Suçlu iken suçsuz çıkanlar olur.

 

Haklıya destek ol hakkını ara

Ara ki onurun almasın yara

Meydanı bırakma hayasızlara

Kötülük tohumu ekenler olur.

 

58    HATA  KİMİN 

 

İnsanlığa saygı yok ise keza

Caydırıcı olamıyorsa ceza

Kural ihlaliyle olursa kaza

Yolcunun mu,yoksa yolun mu hata?

 

Hazır değil hayat ile savaşa

Muhtaçsa o kadın, ekmeğe, aşa

Çaresizlik zorluyorsa fuğuş’a

Yoksa üç çocuklu dulun mu hata?

 

Yetkililer görür umursamazsa

Fabrikalar arıtmadan kaçarsa

Dereler kirliyse,zehir saçarsa

Balık yaşamayan gölün mü hata?

 

Ayrık dal zamanla budanmaz ise

İlaç yapılmazsa su verilmezse

Çiçek tutmaz meyve ayıklanmazsa

Yeşermeyen kuru dalın mı hata?

 

Toprak suyu tutamazsa kayarsa

Ormanlar bilinçsiz kıyılıyorsa

Yerine yenisi dikilmiyorsa

Köprüleri yıkan selin mi hata?

 

Gerçeği diyene derler şakacı

Anlamakta istenmiyor ne acı

Hep onu susturur gelir aracı

Doğruyu söyleyen dilin mi hata?

 

Ovalar bakımsız ise kuraksa

Tepeler çıplaksa ağacı yoksa

Rüzgarlara karşı durulmuyorsa

Çatıları söken yelin mi hata?

 

Köyden kente göç önlenmiyorsa

Ekip ve biçmeye hiç ilgi yoksa

Kuru toprak, susuz ise çatlaksa

Toprağı kazmayan belin mi hata?

 

Kazanmak istersek emek vermeden

Sorunlara çözümler getirmeden

Tembelliğe esir isek bilmeden

Gelir getirmeyen malın mı hata?

 

59      GÖTÜRÜR

 

Yalana sırtını dönüp görmezsen

Varlığı görüp de, kaynak sormazsan

Namert elden,elin sakınamazsan

Kolu omzundan söker götürür.

 

Kimin malı ye,kürküm ye,sofrası

Aranmazsa, bulunur mu hatası

Kendini düşünen çıkar hastası

Bütün umutları yıkar götürür.

 

Güzellikler için olmalı uğraş

Kurunun yanında yanmamalı yaş

İhtiras uğruna yapılan savaş

Nice bağırları yakar götürür.

 

Yapılanı kimse sormasın diye

Haklı,haksızdan hak almasın diye

Yolsuzluğa karşı durmasın diye

Nifak tohumları eker götürür.

 

Maskeleri yere düşürmez isek

Yüzlerde art niyet göremez isek

Kendimize değer veremez isek

Nefis,bataklığa çeker götürür.

 

Başın dik ayakta duramadıysan

Kişilik onurun korumadıysan

Bir güçlü koltuğa yamak olduysan

O koltuk başına çöker götürür.

 

Sana dost görünür yüzüne güler

Kendisine hizmet etmeni ister

Birazcık bıkacak olursan eğer

Akıtır yaşını döker götürür.

 

 

60-  GERÇEĞİ SAKLAYAMAZSIN

 

 

Minare büyükse kılıf küçükse